2010 Mavi Marmara saldırısından sonra bozulan Türkiye-İsrail ilişkilerinin
normalleşmesi için yapılan müzakerelerde anlaşmaya varıldı. Türkiye 6 yıldır.

İsrail ile ilişkilerin normalleşebilmesi için üç şart öne sürüyordu.

-Özür

-Tazminat

-Ablukanın kalkması

Peki bu üç şart sağlandı mı?

Anlaşmanın maddelerinde neler var?

İsrail gazetesi Yediot Aharnot’a göre anlaşmanın sekiz temel unsuru var.

-İsrail İle Türkiye diplomatik ilişkileri yeniden tesis edilecek. Bm ve Nato gibi uluslar arası platformlarda iki ülke birbirlerinin çıkarları doğrultusunda hareket edecek.

-Türkiye Gazze ablukasının kalkması taleplerini geri çekecek. Karşılığında İsrail Türkiye’nin yardımlarını DENETLEYEREK Aşdod limanı üzerinden Gazze’ye ulaşmasına yardım edecek.

-Mavi Marmara’da şehit edilen 9 kişinin ailesine 21 milyon dolar tazminat ödenecek.

-Türkiye bir yasa çıkararak Mavi Marmara ile ilgili İsrailli askerlere açılmış tüm davaları iptal edecek.

-Türkiye Hamas’ın ülkeyi İsrail’e karşı faaliyetleri için bir üs olarak kullanmasını engelleyecek.

-İki ülke askeri işbirliği ve istihbarat paylaşımını yeniden başlatacak.

İsrail tazminat ödemeyi kabul etti. Ama İsrail resmi olarak tazminatı ödemeyip
yardım fonuna para aktaracak.

İsrail’in anlaşmak için öne sürdüğü şartlardan biri Türkiye ablukanın kalkması için ısrar etmeyecek, abluka kalkmayacak ama İsrail’in limanlarından İsrail gözetimi altında yardımlara izin verilecek.

Abluka kalkmadan giden ve İsrail’in gözetimi altında gidecek yardımların Gazze’ye ne yararı olacak?

İsrail yardımları denetlerken keyfi davranacak mı?

Yardımlar Gazze’ye ulaşacak mı?

Bu resmen ablukanın tanınması demek.

İsrail ile Türkiye usluslar arası platformlarda birbirlerinin çıkarları doğrultusnda hareket edecek. Filistin devletinin bağımsızlığının tanınması demek İsrail’in çıkarlarına ters düşmek demek olacağından Filistin’in bağımsızlığı konusunda sessiz kalacağız.

Anlaşmanın diğer hususlarından biri İsrail’in doğalgazını dağıtabilmesi için  bir boru hattı kurulmasıyla ilgili iki ülkenin görüşmelere başlaması.

Bu boru hattı İsrail’den Türkiye’ye ve Türkiye’den Avrupa’ya uzanacak bir boru hattı olacak. Boru hattı İsrail’den Türkiye’ye Suriye üzerinden geçemeyeceği için Kıbrıs üzerinden geçecek. Bu boru hattı için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle masaya oturulacak. Kıbrıs sorunu gündeme gelecek.

Kıbrıs sorunu gündeme geldiğinde Filistin’in bağımsızlığından vazgeçtiğimiz gibi Kıbrıs’ın bağımsızlığından da vazgeçecek miyiz?

Bir Filistin atasözü der ki; İsrail ile örtünen çıplak kalır.

Çıplak mı kaldık?